İş hukukunda hakların kaybedilmesinin en sık nedenlerinden biri, sürelerin kaçırılmasıdır. Bir alacağın haklı olması, süresi içinde talep edilmediğinde çoğu zaman tek başına yeterli olmaz. İş uyuşmazlıklarında karşımıza iki farklı süre türü çıkar: zamanaşımı ve hak düşürücü süre. Bu yazıda bu iki kavramın farkını, işçilik alacaklarında uygulanan başlıca süreleri ve süreleri kesen veya durduran durumları genel hatlarıyla özetliyoruz. Sürelerin somut olayda hesabı, olaya özgü ayrıntılar nedeniyle ayrıca hukuki değerlendirme gerektirir.
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki fark
- Zamanaşımı: Süre dolduğunda alacak ortadan kalkmaz, ancak borçlu zamanaşımı def'inde bulunursa alacak talep edilemez hâle gelir. Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden (re'sen) dikkate almaz; davalı tarafın ileri sürmesi gerekir (6098 s. TBK m. 161). Zamanaşımı belirli sebeplerle durabilir veya kesilebilir.
- Hak düşürücü süre: Süre dolduğunda hakkın kendisi sona erer. Mahkeme bu süreyi kendiliğinden gözetir. Süre kesilmez ve durmaz; yalnızca kanunda öngörülen durumlarda (örneğin arabuluculuk başvurusu) işlemez.
İşçilik alacaklarında temel zamanaşımı süreleri
Aşağıdaki özet, genel kural niteliğindedir; somut olayda başlangıç tarihi, talebin hukuki dayanağı ve sonraki kanun değişiklikleri ayrıca kontrol edilmelidir.
- Ücret alacakları: 5 yıl (4857 s. İş Kanunu m. 32/son; TBK m. 147). Maaş, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil, ikramiye gibi dönemsel ücret niteliğindeki alacaklar bu kapsamdadır.
- Yıllık izin ücreti: 5 yıl (4857 s. K. Ek m. 3); süre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar (m. 59).
- Kıdem tazminatı: 5 yıl (4857 s. K. Ek m. 3); süre kural olarak iş sözleşmesinin sona ermesiyle işlemeye başlar.
- İhbar (bildirim) tazminatı, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırı fesih tazminatı: 5 yıl (Ek m. 3).
Bu 5 yıllık sürenin 2017 tarihli 7036 sayılı Kanunla Ek m. 3 olarak getirilmiş olması, önceki dönemde uygulanan farklı sürelerden ayırt edilmelidir. Mevzuat zamanla değişebildiğinden, geçmiş dönemlere ilişkin alacaklarda hangi sürenin uygulanacağı ayrıca incelenmelidir.
İşe iade ve fesihle ilgili hak düşürücü süreler
- İşe iade: Feshin bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalı; arabuluculuk sonunda anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır (4857 s. K. m. 20). Ayrıntı: işe iade davası.
- İşe başlatılma başvurusu: Feshin geçersizliğine ilişkin karar kesinleştikten sonra işçi, tebliğden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır (m. 21); yoksa fesih geçerli sayılır. İşveren de işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.
- Haklı nedenle fesih hakkı: Haklı fesih sebebinin (ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı hâller) öğrenildiği günden itibaren altı iş günü içinde ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz (m. 26). Bkz. haksız fesih ve haklı nedenle fesih.
- Çalışma koşullarında esaslı değişiklik: İşçinin yazılı bildirimden itibaren altı iş günü içinde yazılı olarak kabul etmediği değişiklikler kendisini bağlamaz (m. 22). Bkz. çalışma koşullarının tek taraflı değiştirilmesi.
- İşsizlik ödeneği başvurusu: İşten ayrılışı izleyen 30 gün içinde İŞKUR'a başvuru yapılması gerekir (3 yıl içinde 600 gün prim, son 120 gün hizmet akdi gibi şartlarla birlikte).
İş kazası, meslek hastalığı ve haksız fiil temelli talepler
İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri, hukuki nitelendirmeye göre haksız fiil veya sözleşme sorumluluğu hükümlerine dayanabilir. Haksız fiil temelinde TBK m. 72'ye göre zarar görenin zararı ve zarar verenin kimliğini öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle talep zamanaşımına uğrar; ancak fiil aynı zamanda ceza kanununa göre daha uzun bir zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır. Sözleşme sorumluluğuna dayanıldığı durumlarda genel süre (TBK m. 146) 10 yıldır. Uygulamada hangi sürenin geçerli olduğu, talep dayanağı ve olayın özelliklerine göre farklılaşabildiği için bu alanda süre hesabı hukuki destek gerektirir. Ayrıntılar için iş kazası tazminatı ve meslek hastalığı yazılarına bakılabilir.
Hizmet tespiti
Sigortasız veya eksik bildirilen çalışmanın tespiti için hizmet tespiti davası, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (5510 s. K. m. 86). Bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Konu için hizmet tespiti davası yazısına bakılabilir.
Zamanaşımını durduran ve kesen hâller
Zamanaşımının kesilmesi (TBK m. 154)
Borçlu borcu ikrar etmişse (özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa), alacaklı mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa ya da icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımı kesilir ve yeni bir süre işlemeye başlar. Dava açılması bu nedenle çok önemlidir; ancak zorunlu arabuluculuk kapsamındaki işçilik alacaklarında önce arabulucuya başvurmak gerekir.
Arabuluculuğun etkisi
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (7036 s. K. m. 3/17). Ayrıntı: iş davalarında zorunlu arabuluculuk.
Zamanaşımının durması (TBK m. 153)
Hizmet ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımının durması kuralı yalnızca ev hizmetlilerinin alacaklarında öngörülmüştür. Bu nedenle sıradan işçilik alacaklarında iş ilişkisi sürerken de zamanaşımı işleyebilir; örneğin, 5 yıl önceki maaş farkı alacağı iş ilişkisi sürse bile zamanaşımına uğrayabilir.
Süreleri kaçırmamak için pratik öneriler
- Fesih tarihini ve bildirimi yazılı olarak belgeleyin. Hak düşürücü sürelerin başlangıcı çoğunlukla bildirim tarihidir.
- Takvim çıkarın. Fesih tarihinden itibaren 1 ay, 2 hafta, 6 iş günü, 10 iş günü, 30 gün gibi süreleri not edin.
- İşçilik alacaklarını güncel tutun. Maaş farkı, fazla mesai gibi dönemsel alacaklar için geriye dönük 5 yıllık sınırı unutmayın.
- Arabuluculuk başvurusunu zamanında yapın. Başvuru, dava şartı olmasının yanında süre bakımından da önemlidir.
- Belgeleri toplayın. SGK hizmet dökümü, bordrolar, banka kayıtları ve yazışmalar süreçte işe yarar.
Sıkça sorulan sorular
Çalışırken 5 yıldan eski fazla mesai alacağımı isteyebilir miyim?
Fazla mesai ücreti 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava tarihinden geriye doğru 5 yıldan eski dönemlere ilişkin alacaklar için zamanaşımı itirazı yapılırsa bu dönemler hesaba alınmaz.
Zamanaşımını mahkeme kendiliğinden gözetir mi?
Hayır; zamanaşımı, davalı tarafından ileri sürülmelidir (TBK m. 161). Hak düşürücü süre ise mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
Süreyi kaçırdım, ne yapabilirim?
Hak düşürücü sürenin kaçırılması çoğu zaman telafi edilemez. Bununla birlikte, sürenin gerçekten kaçırılıp kaçırılmadığı, bildirimin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı gibi hususlar somut olayda incelenmelidir.
Süreler Adana'da farklı mı işler?
Hayır; süreler yasal olup yerel farklılık göstermez. Yalnızca arabuluculuk bürosu ve iş mahkemesi yetkisi yerleşim yeri veya işin yapıldığı yere göre belirlenir.
İlgili konular: ücret alacağı davası, İş Hukuku sayfamız.
Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.