İş uyumsuzluklarında mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak çoğu durumda artık zorunludur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacak ve tazminat talepleri ile işe iade taleplerinde arabuluculuğu dava şartı olarak düzenlemiştir. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, usulden reddedilir. Bu yazıda hangi uyuşmazlıkların kapsamda olduğunu, başvurunun nasıl yapıldığını, sürelerin nasıl işlediğini ve Adana'da uygulamada nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyoruz.
Hangi davalarda arabuluculuk dava şartıdır?
7036 sayılı Kanun m. 3/1 uyarınca, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı talepleriyle işe iade talebiyle açılacak davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Başlıca örnekler şunlardır:
- Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı,
- Fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti,
- Yıllık izin ücreti,
- Ödenmeyen maaş ve diğer ücret alacakları,
- Kötüniyet tazminatı, ayrımcılık tazminatı,
- İşe iade (ve işe başlatmama tazminatı).
Alacak ve tazminat talebinin yanında, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da arabuluculuk kapsamındadır. Bu davalarda dava şartına uyulmadan açılan dava, usulden reddedilir.
Kapsam dışındaki uyuşmazlıklar
- İş kazası ve meslek hastalığı: Bu olaylardan doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir (m. 3/3). İlgili yazı: iş kazası tazminatı davası.
- SGK ile ilgili uyuşmazlıklar: Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalarda dava açmadan önce SGK'ya başvurma zorunluluğu (m. 4) ayrıca bulunur. Hizmet tespiti davası bu zorunluluğun dışında tutulmuştur.
- Diğer uyuşmazlıklar: Taraflar dava şartı olmasa da gönüllü olarak arabuluculuğa başvurabilir. Mobbing, sendikal tazminat gibi bazı taleplerde arabuluculuğun dava şartı sayılıp sayılmayacağı talebin hukuki niteliğine göre değerlendirilir; bu nedenle başvurudan önce talebin kapsamı doğru belirlenmelidir.
Başvuru nasıl yapılır?
- Yetkili büro: Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır (m. 3/5). İşin Adana'da yapıldığı uyuşmazlıklarda Adana'daki büro söz konusu olabilir.
- Başvuru formu: Başvuru büroya yapılır; başvuran taraf kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini bildirir (m. 3/7). Uygulamada başvuru için Adalet Bakanlığı'nın yönetmelik ve usullerinde belirtilen form ve yöntemler kullanılır; güncel yöntem büronun duyurularından teyit edilmelidir.
- Arabulucu görevlendirme: Arabulucu, büro tarafından listeden belirlenir; taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o arabulucu görevlendirilir (m. 3/6). Taraflar ilk toplantıya davet edilir. Karşı taraf, en geç ilk toplantıda yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgeleri sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir (m. 3/9).
- Toplantılar: Arabulucu tarafları bir araya getirerek anlaşma yollarını araştırır. Görüşmeler gizlidir.
- Sonuç: Anlaşma olursa anlaşma belgesi düzenlenir; anlaşma olmazsa son tutanak hazırlanır.
Süreler: Üç hafta + bir hafta
Arabulucu, görevlendirmeyi kabulünden itibaren üç hafta içinde sonuçlandırmak durumundadır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m. 3/10). Bu sürenin dava şartı bakımından önemi büyüktür: son tutanak dava dilekçesine eklenir. Eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre vererek eksikliğin tamamlanmasını ister; bu süre içinde tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilir.
İşe iade davalarında ayrıca özel süreler vardır: feshin bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalı, arabuluculuk sonucunda anlaşma sağlanamamışsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılmalıdır (4857 s. K. m. 20). Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Ayrıntı için işe iade davası yazısına bakabilirsiniz.
Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere etkisi
Kanun, arabulucuya başvurmanın hukuki sonuçlarını düzenler: arabulucuya başvurulması hâlinde, başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m. 3/17). Bu hüküm, işçiyi zamanaşımının işleyeceği korkusundan korur; fakat durma süresi sınırlıdır ve başvurunun zamanında yapılmasının yerini tutmaz. Zamanaşımı ile ilgili genel bilgi için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazısına bakabilirsiniz.
Katılmama sonuçları ve giderler
Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk sona ererse, toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. Bu taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile, karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve ayrıca lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (m. 3/12). Her iki tarafın da katılmaması hâlinde yargılama giderleri kendi üzerlerinde kalır. Bu nedenle davete kayıtsız kalınmamalı, mümkün olduğunca toplantıya katılım sağlanmalıdır. Görüşmelere taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir; işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da işvereni temsil edebilir (m. 3/18).
Anlaşma sağlanırsa arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmelerde anlaşılamaması hâlinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; iki saati aşan görüşmelerde anlaşılamazsa aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır (m. 3/13-14). Güncel ücret tutarları için Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bakılmalıdır.
Anlaşma halinde ne olur?
Tarafların anlaşmasıyla düzenlenen anlaşma belgesi, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Taraflarca ve avukatlarınca imzalanmış anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi alınması hâlinde ilam niteliğinde belge olarak kabul edilebilir (6325 sayılı Kanun m. 18; ayrıntılar için kanun metni esas alınmalıdır). Anlaşma, tarafların karşılıklı ödünlerine dayandığından, anlaşma belgesi imzalanmadan önce işçinin alacak kalemlerinin tamamını gözden geçirmesi önemlidir; zira belge sonrasında ek talep yapılması güçleşebilir. Özellikle işe iade arabuluculuğunda anlaşma şartları (işe başlatma tarihi, işe başlatılmazsa ödenecek tazminat, boşta geçen süre ücreti vb.) açıkça yazılmalıdır (4857 m. 20/2, 21).
İşçi ve işveren için pratik öneriler
- Başvurudan önce talep kalemleri, hesaplamalar ve belgeler (SGK dökümü, bordro, iş sözleşmesi, fesih bildirimi) toplanmalıdır.
- Başvuru sırasında talepler doğru ve eksiksiz yazılmalıdır.
- Arabuluculuk toplantısında verilen beyanlar, anlaşma sağlanamazsa yargılamada delil olarak kullanılamaz (gizlilik kuralı).
- İşveren tarafında toplantıya, karar verme yetkisi olan bir temsilcinin veya avukatın katılması süreci kolaylaştırır.
Sıkça sorulan sorular
Arabulucuya gitmeden dava açarsam ne olur?
Dava şartı yokluğundan dolayı dava usulden reddedilir. Bu nedenle zorunlu kapsamdaki taleplerde önce arabulucuya başvurulmalıdır.
Arabuluculukta avukat bulundurmak zorunlu mudur?
Zorunlu değildir; taraflar avukatla veya avukatsız katılabilir. Ancak hukuki sonuçları nedeniyle anlaşma belgesinin imzalanmasından önce hukuki destek alınması yerinde olur.
Anlaşma sağlanamazsa ne kadar sürede dava açılır?
İşe iade davasında son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılmalıdır. Alacak davalarında ise ilgili alacağın zamanaşımı süresi içinde dava açılmalıdır; arabuluculuk süresi boyunca zamanaşımı durur. Yine de son tutanak alındıktan sonra gecikmeden hareket edilmesi önerilir.
İlgili konular: ücret alacağı davası, İş Hukuku sayfamız.
Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.