İşçinin sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılması veya çalışmasının SGK'ya hiç ya da eksik bildirilmesi, işçi açısından yalnızca bir kayıt sorunu değildir: emeklilik, işsizlik ödeneği, sağlık yardımları, iş kazası ve meslek hastalığı hakları ile kıdem tazminatı gibi birçok hakkı doğrudan etkiler. Bu durumda işçinin başvurabileceği en önemli hukuki yollardan biri hizmet tespiti davasıdır. Bu yazıda hizmet tespiti davasının ne olduğunu, hangi sürede açılması gerektiğini, nasıl ispat edildiğini ve Adana'da sürecin genel işleyişini özetliyoruz.
Hizmet tespiti davası nedir?
Hizmet tespiti davası, işçinin işveren tarafından SGK'ya bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş çalışmasının, mahkeme kararıyla tespit edilmesini amaçlayan davadır. Mahkeme, çalışmanın varlığını, başlangıç ve bitiş tarihlerini, çalışılan gün sayısını ve prime esas kazancı tespit eder. Karar kesinleştikten sonra tespit edilen süreler SGK kayıtlarına işlenir ve prim borcu kural olarak işverenden tahsil edilir. İşçiye düşen prim payı için işçiden ayrıca ödeme istenmesi söz konusu olmaz; prim yükümlülüğü işverenin sorumluluğundadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre işveren, çalıştırdığı sigortalıları, sigortalılık başlangıç tarihinden önce sigortalı işe giriş bildirgesi ile SGK'ya bildirmekle yükümlüdür (m. 8). İşveren bu yükümlülüğü yerine getirmemişse hizmet tespiti ihtiyacı doğar. Kanun ayrıca sigortalının kendisini bildirmemesinin sigortalı aleyhine delil teşkil etmeyeceğini belirtir (m. 8). Yani işçinin kayıt dışı çalışmaya katlanmış veya sessiz kalmış olması hakkını ortadan kaldırmaz.
Kimler dava açabilir, kime karşı?
- Davacı: Çalıştığı hâlde SGK'ya bildirilmeyen veya eksik bildirilen işçi (veya hak sahipleri).
- Davalı: İşveren. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4'e göre, hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalar Kuruma (SGK) resen ihbar edilir; SGK davaya yanında katılan taraf olarak katılabilir ve kanun yoluna başvurabilir. Ayrıca bu tür tespit talepleri, diğer sosyal güvenlik uyuşmazlıklarındaki “dava öncesi SGK'ya başvuru” zorunluluğunun dışında tutulmuştur.
- Görevli ve yetkili mahkeme: İş mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi gündeme gelir (7036 s. K. m. 6). İşin Adana'da yapıldığı olaylarda Adana iş mahkemeleri söz konusu olabilir.
Dava açma süresi: Beş yıl
5510 sayılı Kanun m. 86'ya göre, bildirilmeyen çalışmanın tespiti için dava, hizmetin geçtiği takvim yılının sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; süre geçtikten sonra dava açılsa dahi mahkeme sürenin geçmiş olduğunu kendiliğinden gözetir. Örneğin 2024 yılında geçen bir çalışma için sürenin 2024 yılının sonundan başlayarak hesaplanması gerekir. Bu nedenle kayıt dışı çalışmanın fark edilmesi hâlinde geç kalınmamalı, süreler dikkatle hesaplanmalıdır. Kanun, belirli denetim hâllerinde ve kayıt dışı çalışmanın belirli şekillerde tespitinde farklı düzenlemeler de içermektedir; ayrıntı için güncel mevzuata ve somut olaya bakmak gerekir. Süreler hakkında genel bilgi için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazısına bakılabilir.
Dava öncesi arabuluculuk gerekir mi?
Hizmet tespiti davası alacak veya tazminat talebi içermeyen, çalışmanın varlığının tespitine yönelik bir davadır. Bu nedenle genel olarak, 7036 s. K. m. 3'teki zorunlu arabuluculuk şartı kapsamında görülmez. Ancak aynı süreçte kıdem tazminatı, fazla mesai, ücret gibi işçilik alacakları da talep edilecekse, bu alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartı olduğundan, dava stratejisinin önceden doğru belirlenmesi gerekir. Ayrıntı için zorunlu arabuluculuk yazısına bakabilirsiniz.
Çalışma nasıl ispat edilir?
Kayıt dışı çalışmada resmî belgeler çoğu zaman bulunmaz. Bu nedenle ispat, çeşitli delillerin bir araya getirilmesiyle yapılır:
- Tanık beyanları: Aynı işyerinde veya yakın çevredeki işyerlerinde çalışan, işçiyi işyerinde gören kişiler. Özellikle çalışma süresi, işin niteliği ve ücret konularında tanık anlatımları önem taşır.
- Banka kayıtları: İşverenden veya işyerinden yapılan düzenli ücret ödemeleri.
- Yazışmalar: Mesajlar, e-postalar, çalışma grupları, vardiya listeleri ve iş talimatları.
- İşyeri belgeleri: Kimlik kartı, giriş kartı, üniforma, işyeri fotoğrafları, teslim tutanakları, puantaj.
- Resmî kayıtlar: Komşu işyerlerinin kayıtları, vergi ve ticaret sicili bilgileri, SGK işyeri dosyaları, bordro kayıtları.
- Bilirkişi ve keşif: Gerektiğinde mahkemece işyeri incelemesi veya bilirkişi görevlendirilebilir.
Hizmet tespiti davalarında kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkeme, delilleri kendiliğinden toplamakla da yükümlü olabilir; yine de davacının iddiasını destekleyen delil sunması önemlidir. İşçinin "sigorta yapılmasın" şeklinde bir talebi bulunsa dahi sigortalılık kamu düzenine ilişkin olduğundan bu talep, işverenin bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; ancak somut olayda delil değerlendirmesi mahkemeye aittir.
Eksik gün ve eksik ücret bildirimi
Hizmet tespiti yalnızca hiç bildirilmeyen çalışma için değil, eksik gün veya eksik ücret bildirilen dönemler için de gündeme gelebilir. Örneğin işçi ayda 30 gün çalıştığı hâlde 15 gün bildirilmişse veya gerçek ücret yerine asgari ücret üzerinden prim yatırılmışsa, bu farkların tespiti istenebilir. Asgari ücret ve bordro farkları için asgari ücret alacağı, banka ve bordro farkı yazısına göz atabilirsiniz.
Dava sonrası sonuçlar
- SGK kayıtlarına işlenme: Tespit edilen süreler hizmet dökümüne yansır; emeklilik için gereken gün sayısına ve işsizlik ödeneği için gereken prim gününe etki edebilir.
- İşverenin sorumluluğu: Eksik primler ve idari para cezaları ilgili mevzuat uyarınca işverene yöneltilir.
- İşçilik alacakları: Tespit edilen çalışma süresi, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve diğer alacakların hesabında esas alınabilir. Kıdem tazminatı için kıdem tazminatı nasıl hesaplanır yazısına bakılabilir.
- İş kazasında etkisi: Sigortasız çalışırken iş kazası geçiren işçi bakımından da çalışma ilişkisinin tespiti önem taşır; bkz. iş kazası tazminatı.
Pratik adımlar
- e-Devlet üzerinden SGK hizmet dökümünüzü alın. Hangi dönemlerin bildirildiğini görün.
- Çalışma delillerini toplayın. Mesajlar, ödeme dekontları, fotoğraflar, tanık bilgileri.
- Dava süresini hesaplayın. Çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl.
- İşveren aleyhine dava açın. İşin yapıldığı yer veya işverenin bulunduğu yer iş mahkemesinde; Adana'da çalışılmışsa Adana iş mahkemeleri söz konusu olabilir.
- Gerekirse resmî şikâyet yollarını da değerlendirin. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ALO 170 hattı gibi başvuru kanalları bulunmaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Dava açarsam işten çıkarılır mıyım?
Hak arama nedeniyle fesih, iş güvencesi kapsamındaki işçiler için geçerli bir sebep sayılmaz (4857 s. K. m. 18/3-c). Mevcut işçi açısından ayrıntıyı hukuki destekle değerlendirmek gerekir.
Sigortasız çalıştığım dönem emeklilik için sayılır mı?
Mahkeme çalışmayı tespit eder ve kayıtlara işlenirse, o dönemler SGK hizmet kayıtlarına girer; emeklilik şartlarına etkisi kişinin sigortalılık başlangıcı ve prim gün sayısına göre değerlendirilir.
Çalışmamı kanıtlayacak belgem yok; dava açılabilir mi?
Evet; tanık ve diğer delillerle de ispat mümkündür. Delil durumunun değerlendirilmesi için hukuki destek faydalı olur.
İlgili konular: İş Hukuku sayfamız.
Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.