Ücret, işçinin iş görme edimine karşılık işverenden alacağı en temel haktır. Ücretin zamanında ve eksiksiz ödenmemesi, işçi açısından hem geçim sorunu hem de iş sözleşmesinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği bakımından önemli sonuçlar doğurur. Bu yazıda, ödenmeyen maaş ve ücret alacağında işçinin başvurabileceği yollar, ispat kuralları, çalışmaktan kaçınma hakkı, haklı fesih seçeneği, zamanaşımı ve dava süreci genel hatlarıyla özetlenmiştir.
Ücretin ödenme kuralları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesine göre ücret, kural olarak Türk parasıyla ve en geç ayda bir ödenir; iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle ödeme süresi bir haftaya kadar kısaltılabilir. Ücretin bono, senet veya benzeri araçlarla ödenmesi yasaktır. Ücret işyerinde veya banka hesabına yatırılarak ödenebilir; bakanlıklar tarafından belirlenen kapsamdaki işverenler için ücretin banka hesabına yatırılması zorunludur. İşveren, ücreti ödemenin yanında işçiye ücret hesap pusulası vermekle de yükümlüdür (m. 37). Kanun ayrıca iş sözleşmesinin sona ermesinde işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ile ölçülebilir menfaatlerinin tam olarak ödenmesini zorunlu kılar.
Ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesi şu şekillerde ortaya çıkabilir: maaşın tamamen ödenmemesi, kısmen veya gecikmeli ödenmesi, bir kısmının elden ödenerek bordroda düşük gösterilmesi, prim ve yan ödemelerin ödenmemesi veya hatalı kesinti yapılması.
Çalışmaktan kaçınma hakkı
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir (m. 34). Bu durumda işçinin iş sözleşmesi çalışmadığı için feshedilemez ve işçinin yerine yeni işçi alınamaz. Bu hakkın kullanılması grev sayılmaz. Gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Hakkın kullanılması, işverene ücretin ödenmediğinin ve çalışmaktan kaçınıldığının bildirilmesiyle ve ispatlanabilir şekilde (noter ihtarnamesi, yazılı bildirim vb.) yapılmalıdır. Hakkı yanlış kullanmanın doğurabileceği sonuçlar nedeniyle bu adımdan önce hukuki destek alınması yerinde olur.
Haklı nedenle fesih ve kıdem tazminatı
Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun biçimde ödenmemesi veya eksik ödenmesi, işçi için haklı nedenle fesih sebebi olabilir (m. 24/II-e). Haklı nedenle fesih hâlinde işçi, kıdem tazminatı şartlarını taşıyorsa kıdem tazminatına hak kazanabilir. Haklı fesih hakkı, işçinin fesih sebebini öğrendiği günden itibaren altı iş günü içinde kullanılmalıdır (m. 26); ödenmeyen ücret nedeniyle bu sürenin ne zaman başladığı uygulamada somut olaya göre değerlendirilen bir konu olduğundan, fesih bildirimi yapılmadan önce hukuki destek alınması yerinde olur. Haklı fesih hakkında ayrıntı için haksız fesih ve haklı nedenle fesih yazısı, kıdem tazminatı hesabı için kıdem tazminatı hesaplama yazısı ele alınabilir.
İspat yükü kimde?
Ücretin ödendiğini ispat yükü işverene aittir. İşveren, ödemenin yapıldığını yazılı belgeyle, yani banka kaydı, işçi imzalı ücret bordrosu veya ödeme makbuzuyla ispatlamalıdır. İmzasız bordro ödemenin yapıldığına dair tek başına kesin delil sayılmaz; ücretin banka aracılığıyla ödendiği işyerlerinde ise banka kayıtları belirleyicidir. Ödemenin elden yapıldığı iddiasında, işçinin imzasının bulunmaması hâlinde işveren yazılı delil sunmak durumundadır. Ücretin miktarı tartışmalıysa, miktarı ispat etmek işçiye düşebilir; ancak ücret, kural olarak asgari ücretin altında kararlaştırılamaz. Ücret miktarı ve çalışma süresi için SGK kayıtları, bordrolar, banka hesap dökümü, tanık beyanları, işyeri emsal ücretleri ve gerektiğinde ilgili meslek odalarından veya sendikalardan emsal ücret araştırması yapılması gibi yollara başvurulabilir.
Zamanaşımı
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 s. K. m. 32/son). Zamanaşımı, ücretin muaccel olduğu (ödenmesi gereken) tarihten itibaren işler. Süre dolsa bile zamanaşımı, ancak davalı itiraz ettiğinde dikkate alınır (TBK m. 161). Her aylık ücretin zamanaşımı ayrı ayrı işlediğinden, eski dönem ücretleri zamanla kaybolabilir; bu nedenle ödenmeyen ücret konusunda gecikmeden hareket edilmesi tavsiye edilir. Süreler hakkında ayrıntı için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazısına bakabilirsiniz.
Dava öncesi: Arabuluculuk
Ücret alacağı, kanuna veya sözleşmeye dayanan bir işçi alacağı olduğundan, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 s. K. m. 3). Uyuşmazlık, arabuluculuk bürosuna yapılacak başvuruyla başlar; arabulucu görevi kabulünden itibaren üç hafta içinde sonuçlandırmaya çalışır, zorunlu hâllerde bu süre bir hafta uzatılabilir. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenir. İlk toplantıya katılmayan tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilmesi gibi sonuçlar da vardır. Ayrıntılar için zorunlu arabuluculuk yazısına bakılabilir.
Dava süreci
- Belge toplama: İş sözleşmesi, bordrolar, banka dökümü, SGK hizmet dökümü, yazışmalar, puantaj kayıtları.
- Arabuluculuk başvurusu: Karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosuna başvurulur (Adana'da çalışılmışsa Adana arabuluculuk bürosu).
- Dava: Son tutanakla birlikte iş mahkemesinde alacak davası açılır. İşin Adana'da yapılması veya davalının Adana'da yerleşik olması hâlinde Adana iş mahkemeleri yetkili olabilir.
- Yargılama: Tanıklar dinlenir, işyeri kayıtları incelenir, gerekirse bilirkişi hesap raporu alınır.
- Karar ve icra: Hüküm kesinleştikten sonra icra takibiyle tahsil yoluna gidilebilir.
Alacağın miktarı henüz tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası, belirli ise alacak veya kısmi dava seçenekleri değerlendirilebilir; hangisinin tercih edileceği somut olaya göre belirlenir. Faiz başlangıcı ve türü de mahkemece değerlendirilir.
Haciz sınırı ve diğer konular
İşçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devredilemez (m. 35). Kamu kurumlarının ve asıl işverenlerin, yapım ve onarım işlerinde müteahhit veya taşeronlarca ücreti ödenmeyen işçilerin ücretlerini hakedişlerden ödemesine ilişkin ek güvenceler de vardır (m. 36). Ücret yanında kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti gibi alacaklar da aynı dilekçede talep edilebilir.
Sıkça sorulan sorular
Maaşım iki aydır ödenmiyor. İşten ayrılmak zorunda mıyım?
Hayır; kanunda çalışmaktan kaçınma hakkı ve haklı fesih seçenekleri bulunmaktadır. Hangisinin uygun olduğu, somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Ücret alacağımda faiz isteyebilir miyim?
Kanun, gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağını belirtir (m. 34). Faizin başlangıcı ve türü ise somut olayda mahkemece değerlendirilir.
Bordroda düşük gösterilen ücret farkını isteyebilir miyim?
Gerçek ücretin bordrodaki ücretten yüksek olduğunu ispatlamanız hâlinde fark istenebilir. Bunun için banka kayıtları, tanıklar ve yazışmalar önem taşır. Ayrıntı için asgari ücret, banka ve bordro farkı yazısına bakılabilir.
İlgili konular: İş Hukuku sayfamız.
Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.