Acentelik Sözleşmesi ve Denkleştirme

← Tüm makaleler

Acentelik, tacirin belirli bir yer veya bölgede sürekli olarak sözleşmelere aracılık eden ya da bunları kendi adına yapan bağımsız yardımcı ile kurduğu ilişkidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 102, acenteyi işletmeye bağlı bir çalışan veya ticari mümessil olmaksızın bu faaliyeti meslek edinen kişi olarak tanımlar. Uygulamada sigorta, turizm, otomotiv, tarım ürünleri ve ithalat-ihracat dağıtımında sık görülür; uyuşmazlıklar çoğunlukla komisyon hesabı, bölge münhasırlığı, fesih ve denkleştirme (portföy) tazminatı üzerinden çıkar.

Acentelik ilişkisinin kurulması ve yetki

Acentelik sözleşmesi kural olarak şekle bağlı değildir; ancak ispat kolaylığı ve özellikle denkleştirme talebi için yazılı sözleşme tercih edilir. TTK m. 107 uyarınca acentenin müvekkil adına sözleşme yapabilmesi özel ve yazılı yetkiye bağlıdır; bu yetki belgesinin ticaret siciline tescil ve ilanı zorunludur. Yetkisiz veya yetkiyi aşan işlemde müvekkil icazet vermezse acente sözleşmeden bizzat sorumlu olur (TTK m. 108). TTK m. 104’teki inhisar (münhasırlık) kuralı yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça geçerlidir: müvekkil aynı bölgede aynı ticaret dalı için birden fazla acente atayamaz; acente de aynı bölgede birbirleriyle rekabet eden işletmeler için çalışamaz.

Acente, aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmelerle ilgili ihtar, ihbar ve protesto gibi beyanları müvekkil adına yapmaya ve kabule yetkilidir; bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda müvekkil adına dava açabilir ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir (TTK m. 105). Yabancı tacir adına acentelik yapanlar bakımından bu hükme aykırı sözleşme şartları geçersizdir.

Komisyon ve ücret hakkı

Acente, kendi çabasıyla kazandırdığı veya aynı nitelikteki işlemler için kazandırdığı müşterilerle kurulan işlemler için ücret ister (TTK m. 113). Belirli bir bölge veya müşteri çevresi bırakılmışsa, kendi katkısı olmadan o bölgede kurulan işlemler için de ücret hakkı doğabilir. Ücrete hak kazanma anı, kural olarak işlemin yerine getirildiği an ve ölçüdedir; taraflar bunu sözleşmeyle değiştirebilir, ancak müvekkil işlemi yerine getirince acente uygun bir avansa hak kazanır (TTK m. 114). Müvekkilin sözleşmeyi kısmen veya tamamen yerine getirmeyeceği kesinleşse bile acente ücret isteyebilir; müvekkile yüklenemeyen sebeplerle ifa imkânsızlaşırsa ücret hakkı düşer.

Hak kazanılan ücret, doğumundan itibaren en geç üç ay içinde ve her hâlde sözleşmenin sona erdiği tarihte ödenmelidir (TTK m. 116). Acente, ücret hesabına esas defter kayıtlarının suretlerini isteyebilir; müvekkil bunları vermezse ticari defterlerin ilgili kısımlarının incelenmesi mahkemeden talep edilebilir. Bu hükümlerin acente aleyhine değiştirilmesi geçersizdir.

Denkleştirme (portföy) tazminatı

Sözleşme sona erdikten sonra acente, üç şartın birlikte varlığı hâlinde müvekkilden uygun bir denkleştirme isteyebilir (TTK m. 122): (i) müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etmeye devam ediyorsa; (ii) acente, bu müşterilerle yapılmış veya kısa sürede yapılacak işler dolayısıyla ücret hakkını kaybediyorsa; (iii) somut olayın şartlarında ödeme hakkaniyete uygun düşüyorsa. Tazminat üst sınırı, acentenin son beş yıllık faaliyetinde aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasıdır; ilişki daha kısa sürdüyse o dönem ortalaması esas alınır.

Acente, müvekkilin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan sözleşmeyi kendisi feshetmişse veya kendi kusuru nedeniyle müvekkil haklı sebeple feshetmişse denkleştirme isteyemez. Denkleştirmeden önceden vazgeçilemez. Talep, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir; Yargıtay uygulamasında bu süre hak düşürücü nitelikte değerlendirilir ve genellikle dava açılmasını gerektirir. Aynı hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ve benzeri tekel hakkı veren sürekli ilişkilerin sona ermesinde de uygulanır (TTK m. 122/5).

Fesih, rekabet yasağı ve ispat

Belirsiz süreli acentelikte taraflardan her biri üç ay önceden ihbarla feshedebilir; belirli süreli sözleşmede haklı sebeple her zaman fesih mümkündür (TTK m. 121). Süre dolduktan sonra ilişki sürdürülürse sözleşme belirsiz süreli hâle gelir. Haksız veya süresiz fesihte, başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle diğer tarafın zararı tazmin edilir. Ölüm, kısıtlılık veya iflas hâlinde TBK m. 513 çerçevesinde uygun tazminat gündeme gelebilir.

Sözleşme sonrası rekabet yasağı yazılı olmalı, en çok iki yıl sürmeli, yalnızca bırakılan bölge/müşteri çevresi ve aracılık edilen konularla sınırlı kalmalı ve müvekkil uygun bir tazminat ödemelidir (TTK m. 123). Acente aleyhine aykırı şartlar geçersizdir.

Denkleştirme ve komisyon davalarında ispat araçları tipik olarak şunlardır: yazılı acentelik sözleşmesi ve ekleri, bölge/yetki belgesi, müşteri listeleri ve sipariş kayıtları, komisyon ekstreleri, banka dekontları, e-posta ve KEP yazışmaları, ticari defterler, fesih ihtarnamesi. Para alacağı veya tazminat niteliğindeki taleplerde TTK m. 5/A uyarınca dava şartı arabuluculuk gerekir. Adana’da bu tür ticari uyuşmazlıklar Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür.

Sık yapılan hatalar

Uygulamada en sık görülen hatalardan biri, denkleştirme talebinin yalnızca “müşteri listesi var” gerekçesiyle ileri sürülmesidir. TTK m. 122, müvekkilin sözleşme sonrası önemli menfaat elde etmeye devam ettiğini ve acentenin ücret kaybını birlikte arar; yalnızca müşteri sayısının artmış olması yetmez. Bir diğer hata, bir yıllık süreyi zamanaşımı gibi kesilebilir sanmaktır; süre hak düşürücü nitelikte değerlendirildiğinde kesilme ve durma kuralları işlemeyebilir. Ayrıca komisyon alacağı ile denkleştirmenin aynı davada toplanması yaygındır; süre ve ispat dayanakları ayrı ayrı kurulmalıdır. Sözleşmede “önceden denkleştirmeden feragat” kaydı varsa bunun geçersizliği hatırlanmalı, buna rağmen feragat metnine güvenilmemelidir.

Sıkça sorulan sorular

Denkleştirme tazminatı için bir yıllık süre nasıl işler?

TTK m. 122/4’e göre istem, ilişkinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Uygulamada bu süre hak düşürücü kabul edildiğinden, süre içinde dava açılmaması talebin reddine yol açabilir; komisyon gibi diğer alacaklar ise kendi zamanaşımı rejimine (çoğu zaman TBK m. 147) tabidir.

Tek satıcı da denkleştirme isteyebilir mi?

Evet. TTK m. 122/5, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ve benzeri tekel hakkı veren sürekli sözleşmelere de denkleştirme rejimini uygular. Koşulların somut olayda oluşup oluşmadığı ayrıca incelenir.

Acente müvekkil adına sözleşme imzalayabilir mi?

Özel ve yazılı yetki olmadan hayır (TTK m. 107). Yetki belgesi tescil ve ilan edilmelidir. Yetkisiz işlemde müvekkil icazet vermezse sorumluluk acentede kalır.

Fesihte rekabet yasağı ne kadar sürebilir?

En fazla iki yıl; bölge, müşteri çevresi ve konu sınırlı olmalı; yazılı belgelenmeli ve acenteye uygun tazminat ödenmelidir. Bu şartlar yoksa yasak geçersiz veya sınırlanabilir.

İlgili konular: franchise sözleşmesi, ticari sözleşme hazırlarken dikkat, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk. Dosyanızla ilgili görüşme için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.