Araç Mahrumiyet Bedeli ve İkame Araç Tazminatı

← Tüm makaleler

Trafik kazası nedeniyle hasar gören aracın serviste kaldığı dönemde sahibinin araçtan yararlanamaması, hukuken kullanım yoksunluğu (araç mahrumiyet / ikame araç bedeli) zararı doğurur. Bu kalem, onarım faturası veya değer kaybından ayrıdır: onarım bedeli aracın fiziken düzeltilmesini, değer kaybı ikinci el piyasa düşüşünü; mahrumiyet bedeli ise aracın kullanılamadığı süredeki menfaat kaybını karşılamayı amaçlar. Dayanak, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleridir. Hususi araçlarda hesaplama genelde emsal aracın günlük rayiç kira bedeli ile makul onarım süresinin çarpımına dayanır.

Yargıtay uygulamasında, fiilen araç kiralandığına dair fatura sunulması zorunlu tutulmaz; hâkim, bilirkişi aracılığıyla makul tamir süresi ve emsal kira bedelini belirleyerek zararı takdir edebilir. Fiili servis süresi şişirilmişse tazminat, gerçekte gereken makul süre üzerinden sınırlanır. Pert durumunda ise yeni araç temini için makul süre dikkate alınabilir. Kaskoda ikame araç hizmeti veya klozu varsa poliçe limit ve gün sayısı çerçevesinde ayni hizmet veya bedel sağlanabilir; bu, kusurlu taraftan mahrumiyet tazminatı istenmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

ZMSS Genel Şartlarında gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi yansıma / dolaylı zararlar teminat dışı bırakıldığından, araç mahrumiyet bedeli kural olarak karşı tarafın trafik sigortasından istenemez. Muhatap, kusuru oranında sürücü ile işleten olup sorumluluk müteselsildir. Sigortacıya karşı değil şahıslara karşı açılan haksız fiil davalarında görevli mahkeme genellikle Asliye Hukuk Mahkemesidir. Zamanaşımı bakımından Karayolları Trafik Kanunu ve haksız fiil süreleri somut olaya göre uygulanır. Ticari araçlarda aynı yoksunluk çoğu kez kazanç kaybı hesabıyla ayrı bir kalem olarak ele alınır.

Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.