Bir mirasbırakan, sağlığında evini çocuklarından yalnızca birine bağışlamış ya da vasiyetnameyle servetinin büyük kısmını eşine veya üçüncü bir kişiye bırakmış olabilir. Türk hukuku kişiye malvarlığı üzerinde geniş bir tasarruf özgürlüğü tanır; ancak bu özgürlük, en yakın yasal mirasçılar için ayrılmış olan saklı pay ile sınırlıdır. Saklı payı zedelenen mirasçının başvurabileceği yol tenkis davasıdır. Aşağıda kimlerin saklı paylı mirasçı olduğunu, payların nasıl hesaplandığını, hangi kazandırmaların tenkise tabi olduğunu ve davanın süre ile usul kurallarını Adana'daki uygulama açısından anlatıyoruz.
Saklı pay nedir, kimlerin saklı payı vardır?
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 505. maddesine göre altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, ölüme bağlı tasarruflarını ancak saklı paylar dışında kalan kısım üzerinde yapabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasbırakan, malvarlığının tamamı hakkında serbestçe tasarruf edebilir. Kardeşlerin saklı payı 2007 yılında 5650 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmıştır; bu nedenle kardeşler bugün yasal mirasçı olsalar bile saklı paya dayanarak tenkis davası açamazlar.
Saklı pay oranları TMK m. 506'da yer alır:
- Altsoy (çocuklar, torunlar): yasal miras payının yarısı,
- Ana ve baba: her biri için yasal miras payının dörtte biri,
- Sağ kalan eş: altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal payının tamamı, diğer hâllerde yasal payının dörtte üçü.
Basit bir hesap örneği
Mirasbırakanın geride eşi ve iki çocuğu kaldığını düşünelim. Eşin yasal payı terekenin dörtte biridir (TMK m. 499); çocukların her biri ise kalan dörtte üçün yarısını, yani sekizde üçü alır. Saklı paylar bu durumda eş için dörtte bir (on altıda dört), her çocuk için on altıda üç olur. Toplam saklı pay on altıda ona ulaştığından, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısım on altıda altı, yani sekizde üçtür. Bu sınırı aşan bir vasiyet veya bağış, tenkis davasının konusunu oluşturur.
Tasarruf edilebilir kısım nasıl hesaplanır?
Hesap, terekenin mirasbırakanın ölüm günündeki durumu esas alınarak yapılır (TMK m. 507). Önce aktif malvarlığından mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakanla birlikte yaşayıp onun bakımında olan kişilerin üç aylık geçim giderleri düşülür. Ardından tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmalar hesaba eklenir (TMK m. 508). Lehtarı üçüncü kişi olan hayat sigortalarında ise sigorta alacağının ölüm anındaki satın alma değeri terekeye katılır (TMK m. 509).
Uygulamada en çok tartışılan nokta malların değeridir. Taşınmazlar, şirket payları veya araçlar için mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırır; değerlemenin hangi tarihe göre yapıldığı ve dava sürerken değişen piyasa koşulları sonucu belirgin biçimde etkileyebilir. Bu yüzden dava dilekçesinde malvarlığının eksiksiz gösterilmesi, tapu, banka ve araç kayıtlarının getirtilmesinin istenmesi gerekir.
Hangi tasarruflar tenkise tabidir?
Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflar, tasarruf edilebilir kısmı aştıkları ölçüde tenkis edilebilir. Sağlararası kazandırmalar için ise kanun bir liste öngörür (TMK m. 565):
- Mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar ile geri verilmemek kaydıyla altsoya yapılan malvarlığı devri, borçtan kurtarma, alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar (örneğin mirastan feragat karşılığında verilen bedel),
- Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde, âdet üzere verilen hediyeler dışında yaptığı bağışlamalar,
- Saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar.
Son bent, ölümden yıllar önce yapılmış bağışlar için de kapı aralar; ancak burada mirasbırakanın saklı payı dolanma amacının açıkça anlaşılması gerekir. Taraflar arasındaki yakınlık, bağışın toplam malvarlığına oranı ve yapıldığı dönem bu değerlendirmede birlikte ele alınır.
Tenkis ile muris muvazaası arasındaki fark
Mirasbırakan taşınmazını gerçekte bağışlamak istediği hâlde tapuda satış göstermişse, mirasçıların başvuracağı yol genellikle tenkis değil, muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davasıdır. Muvazaa iddiasında işlemin bütünüyle geçersizliği ve malın terekeye dönmesi hedeflenir; tenkiste ise geçerli bir tasarrufun yalnızca saklı payı aşan kısmı indirilir. Bu yüzden iki talep çoğu zaman aynı dilekçede, muvazaa asıl, tenkis ise kademeli (terditli) istem olarak ileri sürülür. Tapu davalarının genel çerçevesini tapu iptali ve tescil davası yazımızda bulabilirsiniz.
Tenkis nasıl ve hangi sırayla yapılır?
Kanun, indirimin önce ölüme bağlı tasarruflardan başlamasını; bunlar yetmezse sağlararası kazandırmalara, en yeni tarihliden en eskiye doğru gidilerek başvurulmasını öngörür (TMK m. 570). Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son sırada tenkis edilir. Birden fazla ölüme bağlı kazandırma varsa indirim orantılı yapılır (TMK m. 563); saklı paylı bir mirasçıya yapılan kazandırmada ise yalnızca onun kendi saklı payını aşan bölüm hesaba girer (TMK m. 561).
Değeri düşmeden bölünemeyen bir mal, örneğin tek bir daire tenkise konu olduğunda, kazandırmayı alan kişi indirilecek kısmın bedelini ödeyerek malı elinde tutabilir ya da malı verip tasarruf edilebilir kısmın karşılığını isteyebilir (TMK m. 564). Bu nedenle tenkis kararları çoğu zaman tapuda pay iptali yerine bir miktar paranın ödenmesine dönüşür. Kazandırmayı alan iyiniyetliyse, yalnızca mirasın açıldığı anda elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür (TMK m. 566).
Süreler: Bir yıl ve on yıl
TMK m. 571'e göre tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer. Bunlar hak düşürücü sürelerdir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bir tasarrufun iptali daha önceki bir tasarrufu yürürlüğe sokuyorsa süreler, iptal kararının kesinleştiği tarihte başlar. Tenkis iddiası, mirasçıya karşı açılmış bir davada savunma (def'i) olarak ise her zaman ileri sürülebilir.
Öğrenme ile kastedilen yalnızca ölümün değil, tasarrufun varlığının ve saklı payı ihlal ettiğinin öğrenilmesidir. Bir bağışa ait tapu kayıtlarını ancak ölümden aylar sonra gören mirasçı için süre o tarihte başlayabilir; ne var ki bu tarihi ispat yükü mirasçıda olabileceğinden, belgelerin hangi gün edinildiğinin kayıt altına alınması yararlıdır.
Görevli ve yetkili mahkeme, dava süreci
- Görev: Tenkis davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- Yetki: Ölüme bağlı tasarrufların tenkisine ilişkin davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 11/1-a). Mirasbırakan en son Adana'da oturuyorsa dava, taşınmaz başka bir ilde bulunsa bile Adana mahkemelerinde açılır.
- Arabuluculuk: Tenkis davası, 6325 sayılı Kanun'un 18/B maddesinde sayılan dava şartı arabuluculuk uyuşmazlıkları arasında yer almaz; ortaklığın giderilmesinden farklı olarak doğrudan mahkemeye başvurulabilir.
- Taraflar: Davacı, saklı payı zedelenen mirasçıdır; davalı ise kazandırmayı elde eden kişidir. Mirasçı iflas etmişse ya da elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıların ihtarına rağmen dava açmıyorsa, iflas idaresi veya bu alacaklılar da aynı süre içinde dava açabilir (TMK m. 562).
Gerekli belgeler
- Mirasçılık belgesi (nasıl alınacağı için mirasçılık belgesi yazımıza bakabilirsiniz),
- Vasiyetname ve açılma tutanağı ya da bağış ve devir işlemlerine ait tapu akit tabloları,
- Mirasbırakana ait tapu, araç, banka ve şirket kayıtları,
- Terekenin borçlarını gösteren belgeler,
- Öğrenme tarihini gösteren yazışma, tebligat veya kayıt çıktıları.
Sık yapılan hatalar
- Ölüm tarihinden itibaren uzun zaman olduğunu düşünüp bir yıllık süreyi kaçırmak.
- Terekeyi eksik göstermek; borçları ve önceki bağışları hesaba katmamak.
- Muvazaa iddiası mümkünken yalnızca tenkis istemek ya da gerçekten bağış olan bir işlem için yalnızca muvazaaya dayanmak.
- Saklı payı bulunmayan bir mirasçı adına, örneğin kardeş sıfatıyla, tenkis talep etmek.
- Mirası reddettikten sonra tenkis istemek. Reddeden kişi mirasçılık sıfatını yitirir; reddin şartları için mirasın reddi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Babam evini sağlığında kardeşime bağışladı; ben ne isteyebilirim?
Bağış TMK m. 565'teki hâllerden birine giriyor ve sizin saklı payınızı zedeliyorsa tenkis isteyebilirsiniz. İşlem tapuda satış gibi gösterilmişse, önce muvazaa iddiasının değerlendirilmesi gerekir.
Tenkis davasını kazanırsam ev bana mı geçer?
Her zaman değil. Bölünmesi değer kaybına yol açacak mallarda davalı, indirilecek kısmın bedelini ödeyerek malı elinde tutabilir. Sonuç sıklıkla bir paranın ödenmesine hükmedilmesi şeklinde ortaya çıkar.
Vasiyetnamenin iptali ile tenkis aynı şey mi?
Hayır. İptal davası; ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekle aykırılık gibi nedenlerle tasarrufun tümden ortadan kaldırılmasını amaçlar. Tenkis ise geçerli bir tasarrufun saklı payı aşan kısmının indirilmesini sağlar. İki talep kademeli olarak birlikte ileri sürülebilir.
Kardeşlerin saklı payı var mı?
Hayır. 2007 değişikliğiyle kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Mirasbırakanın altsoyu, ana-babası ve eşi yoksa, kardeşler yasal mirasçı olsalar da vasiyetnameyle mirastan tamamen yoksun bırakılabilir.
Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.