Nafakanın Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması Davası

← Tüm makaleler

Nafaka kararı verildiği tarihteki koşullara göre şekillenir; ancak bakım ihtiyacı, çocuğun yaşı, gelir düzeyi ve hayat koşulları zamanla değişir. Bu nedenle kanun, nafakanın sonradan artırılması, azaltılması veya kaldırılması için dava yolunu açık tutmuştur. Bu yazıda yoksulluk, iştirak ve tedbir nafakalarına ilişkin değişiklik davalarının ortak ve farklı yönlerini özetliyoruz.

Hukuki dayanak

Artırım davası

Artırım davası, nafaka alacaklısı tarafından açılır. Başlıca sebepler:

Nafakaya ilk karar verirken hâkimin “gelecek yıllarda ödenecek miktarı belirlemesi” talep edilebilir; böyle bir hüküm varsa ayrı artırım davasına ihtiyaç doğmayabilir (TMK m. 176/5). Bu nedenle boşanma davası sırasında bu talebin değerlendirilmesi önemlidir.

Azaltım ve kaldırma davası

Nafaka yükümlüsü, ödeme gücünün azalması hâlinde azaltım; nafakanın hukuki dayanağını yitirmesi hâlinde kaldırma talep edebilir. Tipik sebepler:

Yoksulluk nafakasında alacaklının yeniden evlenmesi veya ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalktığından ayrıca dava açmaya gerek yoktur; yine de icra takibi yapılmasını önlemek için kararın nüfus ve ölüm kayıtlarıyla icra dosyasına bildirilmesi yararlı olur. Ayrıntı için nafakanın sona ermesi yazısına bakınız.

Dava nasıl açılır?

  1. Yetkili mahkeme: Boşanma sonrası nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177). Adana'da yerleşimi olan alacaklı için Adana Aile Mahkemeleri söz konusu olabilir; ilçeler bakımından yargı çevresi bilgisi adliyeden teyit edilmelidir.
  2. Dilekçe: Önceki nafaka kararının tarihi/dosya numarası, değişen koşullar ve talep açıkça yazılır.
  3. Deliller: Güncel gelir belgeleri, SGK ve vergi kayıtları, kira ve gider belgeleri, sağlık raporu, tanık bilgileri, fotoğraf veya sosyal medya kayıtları (hukuka uygun elde edilmiş olmak şartıyla).
  4. Yargılama: Nafaka davaları basit yargılama usulüyle görülür (HMK m. 316); mahkeme sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırabilir.
  5. Karar: Hüküm, kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur; mahkeme koşullara göre başka bir başlangıç da belirleyebilir.

Ödemeye devam etme ve icra

Azaltma/kaldırma davası açılmış olması, nafaka borcunu otomatik olarak durdurmaz. Hâkim aksine bir tedbir kararı vermedikçe nafaka ödemesine devam edilmelidir; aksi hâlde alacaklı icra takibi başlatabilir. İİK m. 344'ün ikinci fıkrası uyarınca nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açılmışsa tazyik hapsinin uygulanması dava sonuna bırakabilir (tazyik hapsi).

Anayasa Mahkemesi kararı ve yoksulluk nafakası

Anayasa Mahkemesi'nin, TMK m. 175'teki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden ve 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek 2026 tarihli kararı, ileride yoksulluk nafakasının süresinin ve sona erme esaslarının yeniden düzenlenmesine yol açabilir. Güncel durum ve geçiş hükümleri için yoksulluk nafakası yazısına bakınız.

Dava açmadan önce kontrol listesi

  1. Önceki nafaka kararını, tarihini ve dosya numarasını bulun.
  2. Karar tarihinden beri neyin değiştiğini kronolojik olarak yazın (gelir, iş, sağlık, çocuk yaşı, harcamalar).
  3. Değişimi gösteren belgeleri toplayın: maaş bordrosu, SGK döküm, kira artış sözleşmesi, okul kayıtları, sağlık raporları.
  4. Mevcut nafaka miktarının hâlâ ödenip ödenmediğini ve ödenmeyen ay varsa icra durumunu not edin.
  5. Karşı tarafın yeni gelirini veya yeni mal varlığını gösteren bilgiler varsa mahkemeden araştırma isteyin.

Dikkat edilecek noktalar

Süreç boyunca nafaka ödemesine devam etmek, icra riskini ortadan kaldırır. Azaltma davası açmak, ödemeyi kendiliğinden durdurma hakkı vermez. Adana'da nafaka değişikliği davası için yetkili aile mahkemesi bilgileri, nafaka alacaklısının yerleşim yerine göre belirlenir.

Azaltım ve kaldırma taleplerinde ödeme gücü savunması

Nafaka borçlusu, ödeme gücünün azaldığını ileri sürüyorsa bunu belgelemelidir. Yalnızca “işim yok” demek yerine; işten çıkarılma belgesi, işsizlik ödeneği kayıtları, hastalık raporu, ticari faaliyetin sona erdiğine ilişkin belgeler, yeni doğan çocuk veya bakmakla yükümlü olunan başka kişilere dair nüfus kayıtları sunulur. Mahkeme, kişinin yaşam tarzını, harcamalarını ve mal varlığını da araştırabilir. Gelirin gizlenmesi veya yanıltıcı belge sunulması, davanın reddine ve itibar kaybına yol açar.

Alacaklı açısından savunma

Nafaka alacaklısı, azaltma veya kaldırma davasına karşı ihtiyaçlarının devam ettiğini, giderlerinin arttığını veya borçlunun gelirinin hâlâ yeterli olduğunu belgelerle gösterebilir. Birlikte yaşama iddiası varsa bunun kanıtlanamadığını, ilişkinin evlilik benzeri ve sürekli olmadığını savunmak mümkündür. Savunma aşamasında tanık listesi, ikamet kayıtları ve gelir belgeleri hazırlanmalıdır.

Sıkça sorulan sorular

İşsiz kalırsam nafakam kendiliğinden düşer mi?

Hayır. Gelir kaybı, mahkeme kararı olmadan nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Azaltma davası açıp tedbir talep etmek ve ödenebilen kısmı düzenli ödemek önerilir.

Nafaka alan eşin ev arkadaşı olması nafakayı kaldırır mı?

Nafakanın kalkması için alacaklının evlenmeden, fiilen evliymiş gibi yaşaması gerekir. Bu, ortak hane, süreklilik ve birlikte yaşamın ispatıyla ilgilidir; her birlikte yaşama hâli bu sonucu doğurmayabilir.

Nafaka artırım davası ne kadar sürer?

Süre dosyanın yoğunluğuna, araştırmalara ve itirazlara göre değişir. Kesin bir süre söylenemez; HMK m. 147'ye göre duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçmemelidir.

İlgili konular: yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, nafaka alacağında zamanaşımı ve nafakanın sona ermesi; ayrıca Aile Hukuku sayfamız. Dosyanızla ilgili görüşme için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.