Uzun bir davanın sonunda lehinize karar çıkması, alacağın kendiliğinden tahsil edileceği anlamına gelmez. Karşı taraf ödeme yapmazsa mahkeme kararını icra dairesi aracılığıyla zorla yerine getirmeniz gerekir; bu sürece ilamlı icra takibi denir. İlamsız takipten farklı olarak burada borçlu, "borcum yok" diyerek takibi durduramaz; çünkü alacak zaten bir yargı kararıyla belirlenmiştir. Bu yazıda ilamlı takibin hangi belgelerle başlatıldığını, icra emrinin içeriğini, borçlunun başvurabileceği sınırlı yolları ve Adana'da sürecin pratikte nasıl işlediğini ele alıyoruz.
İlam ve ilam niteliğindeki belgeler
İlamlı takibin temeli, eda hükmü içeren bir mahkeme kararıdır. Bir paranın ödenmesine, bir malın teslimine, bir taşınmazın tahliyesine veya bir işin yapılmasına hükmeden kararlar icraya konulabilir. Yalnızca bir hakkın varlığını tespit eden kararlar ise kural olarak icra edilemez. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 38. maddesi bazı belgeleri de ilamlarla aynı hükümlere tabi tutar:
- Mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabuller,
- Para borcu ikrarını içeren ve noterce düzenleme şeklinde yapılan senetler,
- İstinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler.
Bunların yanında bazı özel düzenlemeler, belirli kararların ilam gibi yerine getirileceğini öngörür. Tüketici hakem heyeti kararları ile icra edilebilirlik şerhi alınmış arabuluculuk anlaşma belgeleri bu yolla takibe konulan belgelerin başında gelir.
Karar kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Para alacağına ilişkin kararlar kural olarak kesinleşme beklenmeden icra edilebilir; istinaf veya temyiz yoluna başvurulması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz (HMK m. 350 ve 367). Buna karşılık kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Örneğin tapu iptali ve tescil kararı ya da boşanma hükmü, kesinleşme şerhi alınmadan uygulanmaz. Nafaka kararlarında ise borçluya icranın geri bırakılması için süre tanınamaz (İİK m. 36; HMK m. 350).
Takip nasıl başlatılır?
İlamların icrası her icra dairesinden istenebilir (İİK m. 34). Kararı başka bir ildeki mahkemeden almış olsanız bile takibi Adana'daki bir icra dairesinde başlatabilirsiniz. Takip, ilamın icra dairesine verilmesiyle başlar (İİK m. 35). Günümüzde işlemlerin büyük bölümü UYAP üzerinden elektronik olarak yürütülmektedir; avukatlar takibi UYAP Avukat Portal üzerinden açabilir, alacaklı ise icra dairesine bizzat da başvurabilir.
Takip talebiyle sunulacak belgeler
- İlamın aslı veya onaylı örneği; kesinleşmesi gereken kararlarda kesinleşme şerhi,
- Alacaklı ve borçlunun kimlik ve adres bilgileri,
- Asıl alacak, faiz türü ve başlangıcı, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ayrı ayrı gösterildiği hesap,
- Takip vekil aracılığıyla yapılıyorsa vekâletname,
- İcra harç ve masraflarının yatırıldığını gösteren makbuz.
Faiz hesabının, ilamda belirtilen faiz türü ve başlangıç tarihiyle tam olarak örtüşmesi gerekir. İlamda yazılı olandan yüksek faiz istenmesi veya hükümde yer almayan bir kalemin talep edilmesi, borçlu tarafından icra mahkemesine şikâyet konusu yapılabilir.
İcra emri ve borçluya tanınan süre
Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin ilam icra dairesine verildiğinde borçluya bir icra emri tebliğ edilir (İİK m. 32). İcra emrinde hükmolunan miktar gösterilir ve borcun yedi gün içinde ödenmesi ihtar edilir. Borçluya aynı süre içinde mal beyanında bulunması gerektiği, bulunmazsa tazyik hapsiyle zorlanacağı ve gerçeğe aykırı beyanın cezai yaptırım doğuracağı da bildirilir. Süre içinde ödeme yapılmaz ve icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse alacaklı borçlunun mallarının haczini isteyebilir; borçlu iflasa tabi ise ticaret mahkemesinden iflasını da talep edebilir (İİK m. 37).
Para dışındaki ilamlar
- Taşınır teslimi (İİK m. 24): Borçluya yedi gün içinde malı teslim etmesi emredilir; teslim edilmezse mal zorla alınır, bulunamazsa ilamda yazılı değeri tahsil edilir.
- Taşınmaz tahliye ve teslimi (İİK m. 26): Yedi günlük icra emrine uyulmazsa tahliye zorla gerçekleştirilir; ilama dahil olmayan eşya borçluya veya yakınlarına teslim edilir.
- Bir işin yapılması veya yapılmaması (İİK m. 30): İş başkası tarafından yapılabiliyorsa masrafı borçludan karşılanarak yaptırılır. Yalnızca borçlunun yapabileceği bir işe veya yapmama yükümlülüğüne aykırı davranan borçlu hakkında, lehine hüküm verilenin şikâyeti üzerine tazyik hapsine karar verilebilir (İİK m. 343).
Borçlunun başvurabileceği yollar
İcranın geri bırakılması (İİK m. 33)
İlamlı takipte borçlu, ilamsız takipteki gibi basit bir itirazla takibi durduramaz. İlamsız takipte ödeme emrine itirazın nasıl işlediğini ödeme emrine itiraz yazımızda anlattık. İlamlı takipte ise borçlu, icra emri kendisine tebliğ edildikten sonraki yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun ilamdan sonra ödendiğini (itfa), alacaklı tarafından ertelendiğini (imhal) veya zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir. İtfa veya imhal iddiası; resmî makamlarca düzenlenmiş, usulüne göre onaylanmış ya da icra dairesinde, icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar edilmiş bir belgeyle kanıtlanmalıdır. İcra emrinin tebliğinden sonra gerçekleşen ödeme, erteleme veya zamanaşımına dayanan istekler ise her zaman yapılabilir; bu durumda ödeme ve erteleme iddiası noterce düzenlenmiş veya onaylanmış belgelere ya da icra tutanağına dayanmalıdır.
Kanun yoluna başvuran borçluya süre verilmesi (İİK m. 36)
Karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan parayı resmî bir mercie depo eder ya da icra mahkemesince kabul edilecek rehin veya muteber bir banka teminatı gösterirse, icranın geri bırakılması kararı alabilmesi için kendisine uygun bir süre verilir. 2021 yılında yapılan değişiklikle bu karar artık takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinden alınmaktadır. Devlet ve adli yardımdan yararlanan kişiler teminat göstermek zorunda değildir; nafaka hükümlerinde ise böyle bir süre verilemez.
Şikâyet
İcra emrinin ilama aykırı düzenlenmesi, ilamda bulunmayan bir kalemin istenmesi veya faizin hatalı hesaplanması gibi aykırılıklar, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülebilir (İİK m. 16). Hangi malların haczedilemeyeceğine ve ücretin hangi oranda haczedilebileceğine ilişkin kurallar için maaş haczi ve haczedilemeyen mallar yazımıza göz atabilirsiniz.
İlam bozulursa ne olur?
İlam bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya Yargıtayca bozulursa icra işlemleri olduğu yerde durur (İİK m. 40). Hüküm icra edildikten sonra borçlunun hiç veya o kadar borçlu olmadığı kesin bir ilamla anlaşılırsa, ayrıca dava açmaya gerek kalmadan icra tamamen ya da kısmen eski hâline iade edilir. Bu nedenle kesinleşmemiş bir kararı takibe koyan alacaklı, tahsil ettiği tutarı iade etmek zorunda kalabileceğini baştan hesaba katmalıdır.
Zamanaşımı
İlama dayanan takip, son işlemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39). Dosyada on yıl boyunca hiçbir işlem yapılmazsa borçlu, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini icra mahkemesi resmî belgeler üzerinden inceler (İİK m. 33/a). Noter senedine dayanan takiplerde ise senedin niteliğine göre Borçlar veya Ticaret Kanunu'ndaki zamanaşımı süreleri uygulanır.
Sık yapılan hatalar
- Yalnızca tespit hükmü içeren bir kararı icraya koymaya çalışmak.
- Tapu veya aile hukukuna ilişkin bir kararı kesinleşmeden takibe koymak.
- Faiz türünü ve başlangıcını ilamdakinden farklı hesaplamak.
- Borçlu olarak, ilamdan sonra fakat icra emrinden önce yapılmış bir ödemeyi yedi günlük süre içinde ileri sürmemek.
- Kesinleşmemiş kararla tahsilat yapıp bozma ihtimalini hiç değerlendirmemek.
Sık Sorulan Sorular
Karşı taraf istinafa gitti; kararı yine de icraya koyabilir miyim?
Para alacağına ilişkin kararlarda evet; istinaf başvurusu icrayı kendiliğinden durdurmaz. Takip, ancak borçlunun teminat göstererek icranın geri bırakılması kararı alması hâlinde durur. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz ayni haklarına ilişkin kararlarda ise kesinleşme beklenmelidir.
İlamlı takipte borçluya ödeme emri mi, icra emri mi gönderilir?
İlamlı takipte borçluya icra emri gönderilir. Ödeme emri ilamsız takiplere özgüdür ve itirazla durdurulabilir; icra emrine ise ancak İİK m. 33'teki sınırlı sebeplerle icra mahkemesinde karşı konulabilir.
Nafaka alacağı da ilamlı takiple mi istenir?
Evet, mahkemenin hükmettiği nafaka ilamlı takiple tahsil edilir ve nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması için süre verilemez. Ödenmeyen nafakanın sonuçları için nafaka ödenmezse icra takibi yazımıza bakabilirsiniz.
Takibi Adana'da başlatabilir miyim?
Evet. İlamların icrası her icra dairesinden istenebilir; kararın hangi şehirde verildiği önemli değildir. Uygulamada çoğunlukla borçlunun mallarının bulunduğu veya alacaklının dosyayı kolayca izleyebileceği yer tercih edilir.
Bu bilgiler genel niteliktedir; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.